Murat's profileMurat DemirciPhotosBlogListsMore ![]() | Help |
|
June 27 YAŞAMA SANATIYAŞAMA SANATI
Yaşamak nabzın atıyor olması değildir, orda bir hayat belirtisi vardır tamam ama yaşamak başka bir şeydir. Yaşamak haftanın beş günü günde sekiz saat çalışmaktır, bu beş iş gününde, gün ortasında bir buçuk saat dinlenmekte şart. Yaşamak yılda en az 15 gün başka bir şehirde tatil yapmaktır, başka bir şehir, farklı bir iklim ve alışa gelmiş saatlerin dışında uyumak 15 gün, alışa gelmiş saatlerin dışında uyanmak. Yılda en az 15 gün insan bedeninin böyle bir serseriliğe ihtiyacı vardır. Günde sekiz saat çalışmak bilimsel bir sonuçtur, oturulup araştırılmış ve insandan en sağlıklı, en verimli bu şekilde yararlanılabileceği kanıtlanmıştır. Bunun birazcık dışa taşmaması elimizde olan bir şey değil. Bunu hiç birimiz uygulayamayız. Çünkü artık dünya çok uluslu şirketlerin boynuzlarında dönüyor. Bu şirketlerden birisi hafif yalpaladığında New Yor borsası Tokyo borsası, kuyruğuna basılmış köpek gibi hırıldıyor. Biz bunu uygulayamayız, Irak'ta çocuklar ölüyor diye borsalarda şirket hisseleri yükseliyor ve artık kimi seansların açılışını üniformalı askerlere yaptırıyorlar. Günde sekiz saat mutlaka çalışmalısın, fakat akşam eve dönerken, sokakta anamıza söven birisi olursa 'BENDE SENİN' diyecek kadar gücümüz kalmalı. Kalp krizi geçiren komşumuzu acile yetiştirecek enerjimiz kalmalı. Çocuğumuzun ödevine yardım etmek, üç yaşındaki kızımızla salonda birazcık boğuşmak, tv izlemek, akşam birazcık yürüyüşe çıkmak, gecenin bir vakti, kocamızla, karımızla fingirdeyecek kadar gücümüz her daim yanımızda bulunmalı. Böyle olursa ancak o zaman ertesi gün yaptığımız işte daha verimli, daha etkin olabiliriz. Bunu bize patronlar vermez arkadaş. İlyas Salma'nın bir sözü vardı 'PATRON İSTEMESEDE SÖMÜRÜR' Bizi patron idare edemez, kötü idare eder, hem de öylesine kötü ve öylesine ilkel ki, kendi şirketinde bile yeterince verimli olmayız. Yukarda saydığım yedek enerjisi kalmamış bir insan, hiçbir zaman işinde yeterince verimli olamaz, yeterince sağlıklı değildir. Bunu biz çalışanlar kendimize sağlamalıyız. Günün olur olmaz saatlerinde fatura kesmenin dışında şeyler düşünmek, yaptığımız işi suiistimal değildir. Böyle bir yazıyı 16 saatlik bir nöbetin ardından bir sabah Saat 07,45 yazıyorsam ben, bu şunu gösterir, 16 saat gece nöbeti tutmak fizik kurallarına aykırı bir iştir, fakat ben hem iş yerindeki varlığımı sürdürmek, hem yaşamımı idama ettirmek adına, bunu yapmak zorunda bırakılmışım. Buna rağmen sabahın köründe böyle bir analiz yapacak kadarda, bu 16 saatin içinde kıvırtmalarım olmuş. Günde 8 saatten fazla çalıştırılacaksınız bunun önüne geçemeyiz. Buna rağmen bilincinizi, bedeninizi muhafaza etmenin yollarını bulmalısınız arkadaş. Benim sevgili Nebahat hocam, çalışanlarının aşık olmasını yasaklamıştı. Yetişkin bir kadın veya erkek, düzenli olarak öpüşme eylemi gerçekleştiremiyorsa o insan yaptığı işte evrimli olmaz. Nebahat hocam patron, Nebahat hocam bunu yasaklasın fakat onun personeli Nebahat hocama rağmen öpüşmemin fingirdemenin bir yolunu bulmalı. Ne olacak sanki, dudaklarımızda iz kalmıyor ki. Varsın o yasaklasın. Bizim çalışanımızda, işin tadını kaçırıyor, çalışmayanımızda. Çalışanlarlımız aynen böyle. Benim sevgili Dostum 'Sen sağırsın' diyene kadar her şey yolundaymış gibi davrandı. Bunu söyledikten sonra öğrendim aslında her gün 12 raunt ağır sıklet boks yapıyormuş kız. Her günün sonunda kaş göz patlamış, bütün beyni çürük içinde gidiyor evine. Bizim çalışanımız malum bu durumda, fakat çalışmayanımızda çok acayip, Benim zavallı ülkeme de Yüz binlerce Melahat teyze son 2 yıldır tv akranları başında canlarını dişlerine takmış, Tülinle Caneri çiftleştirmeye çalışıyorlar. Sanırsın ki bu iki arkadaş çiftleşince Melahat teyzeler topluca orgazm olacak. Uykum var gidip yatacağım, son olarak şunu söyleyim, çalışmanın da, evde oturmanın da tadını kaçırmayın arkadaş. Yaşamak başka bir şey, nabzın atıyor olması sizi aldatmasın. 09.01.2005 .Saat 07.45 Murat Demirci Kadınlar neden ARMUT erkekler niçin AYI
Dünyanın yarısı diğer yarısıyla husumet içinde ve bununla ilgili özel günlerde atılan içi boş nutuklardan başka hiç kimse hiçbir şey yapmıyor. Kadın ve erkek dünya insanlarını oluşturuyor, gerçek güç kadınların elindeyken, nasıl oluyor da hakimiyet erkeklerde? Güç kadınların elinde, dişilik müthiş bir güçtür, bir hafta yatak boykotuna uğramış bir erkek uysal bir kediye dönüşecektir, kadınlar bu gücü hiçbir zaman kullanmasını beceremediler. Gün içersinde dayak yiyen kadın, akşam yatağa girdiğinde erkeğe hiç direnmez, gözlerini kapatır vazifesini yapar durumunda.
Bu gün hala asla bir araya gelmemesi gereken cümleler inşa edilip, bu cümleleri kadınlar birbirlerine telaffuz ediyorlar 'Eşin çalışmanı istemezse' sorusuna verilen yanıtlar çoğunlukla 'çalışmam' oluyor. Sevdiğiniz adamda olsa, çocuğunu doğurduğunuz (güya) evinizin direği, eninde de olsa sonunda da olsa, sahip olduğu ekonomik gücü, kadın üzerinde baskıya dönüştürecektir. Çalışma hayatı sosyal yaşamın en üretken, en aktif ve kişiyi birey olma adına en çok anlamlı kılan bir alanı olduğu halde, neden pazarlık konusu yapılır ki? 'Karıcım senin çalışmanı istemiyorum' demek, sevgiliye yapılabilecek en büyük ihanet değil de nedir? Üç kişinin çalıştığı bir muhasebe bürosuna üç ayrı gazete giriyor diyelim, daha ilk adımda iki gazete fazladan okumak, iki farklı insanın dünyayı anladığı biçimde anlamaya çalışmak, bir kadını akşam eve dönerken daha donanımlı, daha bilgiç, daha aktif hale getirmez mi? Bunun aksine evde oturup, dört ayrı televizyon kanalında, benzer konular başlığında aynı şartlara zorlanmış ve ihanete uğramış, terk edilmiş kadınların dramlarını seyrederek, sıranın kendilerine gelmesini bekleyecekler. Bir kız hayatına giren erkekle ilgili en yakın kız arkadaşına 'çocuk çok hoş yakışıklı, harika bir arabası var, egzoz muayene istasyonunda müdür' gibi cümleler kurarak sunuşunu yapıyor. Oysa kız muayene istasyonunda bir egzoz bile değildir ve hiçbir zaman düşünmez müdürün zaman içinde hayatındaki azılı bir gardiyana dönüşeceğini. Hayatınıza giren adamın sosyal şartları önemlidir ne olur kadınlarda kendilerinin ne olduklarını bir gözden geçirseler. Aşkın adı erkeğe teslim olmak değildir arkadaş. 25 yaş gününüzde tanıştığınız ayı, geride bıraktığınız 25 yılı yerle bir etmeden, o 25 yıla olumlu katkılarda bulunuyorsa 'hoş gelsin sefa gelsin' 25 yıl sürdürdüğünüz ve tadına doyamadığınız yaşamınızdan sonraki yıllarda kesintiler yaparak, yada yok sayarak mutlu olamazsınız. İyi armut olmayı bırakıp, yetişmiş, bilinçli, kendi ayaklarlı üzerinde duran, ekonomik bağımsızlığını kazanmış kadınlar çoğaldıkça, erkekler ayılıktan uzaklaşacaklardır. Çünkü ayı kaldıkları sürece kadının yanında kendilerine yer bulamadıklarını görecekler. Yaşadığınız şehirdeki Baroya gidin hukukçularla konuşun 'Karıcım çalışmanı istemiyorum' diyen erkeklerin %99 boşanma sürecinde eski eşine nafaka ödememek için bir sürü orusbuluk yapıyordur. 'Karıcım çalışmanı istemiyorum 'demek dünyanın en ilkel, en aşağılık talebidir, bunu makul karşılamakta ondan bin kere daha ilkel ve aşağılık bir durumdur NOKTA Kadınlar neden armut erkekler niçin ayı 2 'Kadınlar neden armut erkeler neden' ayı yazısını bitirken büyük harflerle NOKTA diyerek bitirmiştim. Konuk defterime bırakılan yazıları okurken, bu yazıya dair bırakılan ve benzer sıkıntılardan söz eden arkadaşıma kısacık bir şeyler daha yazmak istiyorum. Fakat ondan önce diğer notlara dair kısa cevaplar. Bir arkadaşım 'gerçek Murat Demirci benim, sen benim resimlerimi kullanmışsın' demiş. Allah'tan sadece resimler üstünde bir hak iddia ediyor, hiç itirazım yok, ben 36 yıldır bu suratın ve bu biçimin pek hayrını görmedim :) Ama lütfen başka itirazların olmasın. Bir başka arkadaşım, sitemin çok acemice hazırlanmış olduğunu söylemiş, hiç itiraz etmedim hata arkadaşın sitesini ben ziyaret ettiğimde ne kadar haklı olduğunu gördüm. Kendi sitesi çok daha görkemli. Bu arada biçimden çok içerik konusunda kendimi savunmaya çalışacağım. Ne yapalım bu kadar becerebildim, içerikle idare edin lütfen. Şimdi yazımın başlığına geri dönmek istiyorum. HAYIR arkadaşım, hiçbir aşk uğruna kendimizde geriye dönüşlere izin veremeyiz. Zaten bu geriye dönüşler bir başlarsa sonu gelmez. Hayriye hanımların oğlunun düğününde tanıştığınız çocuk, sizin o güne kadar sürdürdüğünüz bütün yaşamınıza saygı göstererek, bundan sonraki hayatınızda kendi varlığını sürdürmeli. O güne kadar yaşadıklarınızda ve alışkanlıklarınızdan vazgeçerek, bu müstakbel aşka hiçbir katkınız olmaz. 'Erkekler neden böyle' sorusunun cevabı birinci yazıda var aslında. İyi yetiştirilmiyoruz arkadaş, yüksek okullusu da cahili de ortak bir paydada buluşuyor, kadın erkek ilişkilerinde iki kesimde su katılmamış ayı. Kadınların armut olma hallerinde de değişen bir şey yok. Yeni tanışılan bir adamla ilgili ana malzeme, o kişinin olanakları olduğu sürece, bu armutluk sürecek. O adamın dünyaya bakışı ve yaşamaktaki iddiasını görmediğiniz sürece bundan kurtulamazsınız. Buna teslim olmayıp direnen kadınları bütün kalbimle alkışlıyorum ve ısrarla söylüyorum, doğru olanı yaptınız. Hiçbir sebep çalışma hayatına veda etmek için gerekçe olamaz. Artık paraya ihtiyacınızın olmayışı bile bahane değil. Çalışmak, üretmek insanın işlevini yerine getirmesi anlamına gelir, çalışıp ürettiğimiz sürece kendimizi geliştirip, daha iyi bir sevgili, daha iyi bir anne, daha iyi bir eş olacağımız tartışma götürmezken, neden bunlardan vazgeçelim? Sevgili kadınlar Ayılara dikkat edin lütfen. Armutluğa gelince, bu mevzuya kafa yoran bir kadın zaten armut değildir, darısı diğer kadınların başına :) 13.12.2006
Mutrat Demirci Annemiz ve sevgilimiz arasındaki kırmızı çizgilerHer kim hayatındaki kadını annesinin süzgecinden geçirerek seçiyorsa, yeryüzünün en dangalak adamıdır. Tamam annesiyle benzer değerlerin peşinde olabilir, fakat "Annem karşı koydu" diye ilişkilerini gözden geçirmek, doğa kurallalrınada aykırı. Annelerimiz bir süre sonra ölecek ve bizler hayatımızdaki kadınla uzun yıllar daha birlikte yaşayacağız, hatta ağız dolusu kahkahalarla güldüğümüz, sevişitğimiz dövüştüğümüz olacak. Bütün bu süreçte annemizin toprakla karma karışık olup çürüyecek. Doğa kendini doğurmak ve devamlılığını sağlamak zorunda; işte onun için annemizin peşinden değil, doğaya hizmet etme olanağımızın olduğu aşklalrımızın peşinden gitmek zorundayız. annemizle olan yanlarımız en kısır en verimsiz ve çok kişisel yanlarımızıdır. Komşumuzun kızı bizim geleceğimiz, bizim mutluluğumuz, bizim şehvetimiz, bizim bitmek tükenmek bilmeyen yılgınlığımızdır. sözüm erkeklere OLUM ANNELERİNİZİ YATAK ODANIZI GÖZETLEMESİNE İZİN VERMEYİN salaklığın alemi yok...
Murat Demirci
Ece TemelkuranSevgili Ece, ben senenin yazılarını okurken sokak ortasında çırçıplak kalmışım gibi hissediyorum, korku, panik, kendimde adını koyamadığım eksikliklerin altında eziliyorum.
Ben seni okurken öfkeyle savunduğun günümüz kadınlarının karşısında erkekliğimden utanıyorum. Ben seni okurken susuyorum,çünkü senin olduğun yerde benim söyleyebilecek hiçbir şeyim kalmıyor, söylemek istediğim her şeyi söylüyorsun sen. Sevgili Ece ben senin gazeteni alıp okumuyorum, çünkü holding bağlantılı yayınlar bütün inandırıcılığını yitirdi bende. Yazılarını internetten takip ediyorum. Düşüncelerini paylaşıp, fikirlerinden tat almanın karşılığı gazete almaksa, ben senin yazılarının hiçbir karşılığını ödemiyorum (Kitapların hariç) Bu gün Uzan gurubu haklı bir sonuç yaşamakta, biliyorum ki eğer iktidarda Genç parti olsaydı, Doğan gurubunun akıbeti de aynı olacaktı, üstelik haksızlığa uğramış olmadan. Sevgili Ece, senin farkında olmak ve seninle aynı şeylere kızıp, aynı şeylere gülümsemek müthiş bir duygu, fakat yanlış yerdesin ve elden hiçbir şey gelmiyor... Murat Demirci June 13 Nebahat Hocama sevgilerimleNebahat Boğut |
|
|