Murat's profileMurat DemirciPhotosBlogListsMore ![]() | Help |
|
March 22 "ölümün gözünü seveyim"“ÖLÜMÜN GÖZÜNÜ SEVEYİM”
Annem…
Bu lafı annemden belki bin defa duydum, her seferinde de artık yaşamaktan yorgun düşmüş ve her türlü acıyı sıkıntıyı iliklerine kadar yaşamış yaşlı bir kadının doğal teslim oluşu olarak görürdüm. Annem çok haklıymış “ölümün gözünü seveyim” Tüm hayatım boyunca imrenerek baktığım iki elin parmakları kadar insan vardı, bunlardan biri Çetin Altan’dır, yaşadığı her saniyeyi kayıtlara almak, uyurken bile belki çok güzle bir şey sayıklar diye kaçırmak istemediğim muhteşem bir dehaydı Çetin Atlan. Çoktandır bu hayranlığının Çetin Altan’nın boynuna sarılıp ağlama dürtüleri oluşturmaya başladığını hissetmeye başladım. Bu his bu gün doruk noktasına ulaştı ve ben artık Çetin Altan’nın boynuna sarılıp ağlamak istiyorum… -Ahmet ve Mehmet Atlan gerçekten senin eserlerin mi be usta, keşke ölseydin de bu günleri görmeseydin…
Murat Demirci March 15 BİZİM MİLLİ İRADEBÜTÜN KABAHAT BAŞSAVCIDA-MI REFORM NE DEMEKTİR BİZİM MİLLİ İRADE AHMET ÇAKAR’IN BİKİNİSİ
Şimdi hiç kimse Başsavcının iddianamesinde ne yazdığını tam olarak bilmiyor, fakat herkes şundan emin, Başsavcı tek bir cümlesinde bile AKP ye iftira atmamıştır. Çünkü hiç kimsenin bu tür bir olasılığa atıfta bulunduğu yok. Peki iftira değilse ki öyle gibi, neden birisi kalkıpta bütün bunlara sebep olunan davranışları sorgulamıyor? Neden bir AKP çıkıpta “yahu arkadaşlar bu halk bizi % 47 ile iktidara getirdi, Cumhuriyetin temel değerlerini sarstığımız iddiasıyla bize açılacak olası bir dava olursa biz bu Milletin yüzüne bakamayız” demiş mi? “Milli irade bu dönem böyle demiş ilişmeyelim”se ki o zaman bütün bu yasalara ne lüzum vardı, 5 yılda bir oluşan milli irade dileği gibi yönetesin bu ülkeyi neden bizim başımızı ağrıtıyorsunuz? Bizim Milli iradeye bir bakalım, adama soruyorlar kime ve niçin oy vereceksin? “Erdoğan’a vereceğim çünkü namazında niyazında” Bu cümle çok nadir rastlanan bir şey değil, bizim seçmen kitlemizin büyük bir ortanı böyle oy kullanıyor. Hayatında bir kez bile politik bir analiz okumamış, hayatında bir kez bile oy verdiği partin seçim bildirgesine göz atmamış, hayatında bir kez bile hiçbir siyasi partin tüzüğünü okumamış olan bu milli irade böyle tecelli ediyor. 12 Eylül sonrası büyük bir itinayla Üniversitelere siyaset sokmayan, okullarda politika konuşturmayan bu kafa yapısı, içinden geçtiğimiz şu korkunç süreçte Üniversitelerin neler yaptığına bir baksın, yılın en iyi komedi dizisi onlardan soruluyor, yılın en iyi tolk sohwcusu onlardan sorulur. Fakat hiç birisi bu ne biçim sosyal güvenlik yasası bu en biçim reform demiyor. Birileri bi araştırsa acaba seksen öncesi Ajda Pekkan hangi fakültenin kampüsünde görülmüş, hangi üniversite onu yılın en iyi kadın şarkıcısı seçmiş. Böylesine zevzekçe eylemler Üniversiteliyi ilgilendirmemeli. Çocukları kocaman bir salonda topluyorlar ve çağıyorlar (benimde bir dönem fiziğine karşı büyük zaf gösterdiğim Deniz Seki hanımefendiyi, o salon dolusu bilimle uğraşan çocuklara Deniz Seki tezleri dinletiyorlar “hangi sevgiliniz öpüşmeden önce dişlerini frçalıyordu?” Reformu biz yılarca şöyle algıladık, mevcut şartların daha iyi olanaklarla donatılmasına reform denilirdi sanıyorduk. Mevcut şartların ansını ağlatan yasalara da reform demeye başladılar. Hadi öyle olsun ama birde şöyle bakalım. Gecenin bir vakti aslında zerre kadar sevmediğimiz kayınvalidemiz en nihayetinde kalp krizi geçirdi, biz usulüne uygun bir telaşla alıp götürdük acil servise. Malum önce kaydımızı yaptıracağız, hasta kabulde nimet teyze var 62sinde, yaşına uygun olarak gözlerini açamıyor, serviste melahat hemşirenin adım atacak dermanı yok, variz bacaklarını kilitlemiş, hatunun %42.5 kireçlemeden oluşuyor. Bu yaş profilnde bir acil servis ekibi bizim canımız ciğerimiz kayınvalidemize ne gibi katkıda bulunabilir ve bu yaş profilinde bir ekiple Şampiyonlar liginde şansımız varmı? Yaz sıcağı tepeleme beynimizi delerken, 58 yaşında bir trafik polisi hangi güçle ve takatla trafiği sevk ve idare edecek? Tapuda bir işimiz var gittik, ümmühan abla torunun resmini koymuş masaya eli yüzünde öyle gülümsüyor, şekeri var tansiyonu var, gelini telaş içerisinde ha öldü ha ölecek diye. 62 yaşında kızımızın beden eğitimi öğretmeni, gerçi yaşını göstermiyor ama çocuklar koluna g,irip götürüyor spor sahasına. Uzatmayalım bu yaşta çalışmak fizik kurallarına aykırıdır. Yapılan her işin kendine özgü bi fizik gücü gerektirdiği biliniyor. Nasıl bir futbolcu 35 geçtiğinde jübilesini yapmak zorundaysa, 50 devirmiş bir polis memuru hadi bana eyvallah demeli. Kalırsa o trafiğe bi katkısı olamaz zaten. Bunca rezillikler içerisinden geçtiğimiz şu günlerde ki ulusal yayın yapan bir tv kanalında Ahmet Çakar’ın bikinisi konuşuluyordu, hem de ne konuşulma, 20den fazla gazetenin baş yazarına sorulmuş, bir çok bilim adamına, haber müdürüne, giysin mi giymesin mi? Bunların hepside büyük bir itinayla fikirlerini belirtiyor, birisi kalkıpta “siktirin gidin başka işiniz yok mu” dememiş. Yüzyıllar boyunca Hükümdarlıkla yönetilmiş bir halktan bu kadar Cumhuriyet vatandaşı oluyor ve bu kadar demokrat yöneticiler çıkabiliyor. Hiç boşuna ağlayıp sızlamayalım. Kendi seçtiği ve vekil tayin ettiği kimse önünde elpençe divan duran başka halklar sanırım yoktur. Bizim bir yanımız hâlâ “padişahım çok yaşa” diyor. Bu kadar savsatanın bu kadar rezilliğin kepazeliğin içinde birkaç aydın, birkaç hukukçu istediği kadar kral çıplak diye bağırsın, hiçbir şey değişmez, birde kendi sağlıklarından olurlar. Her siyasal iktidar kendi zenginiyle birlikte oluşur. 90 lı yılarda ank her köşe başında bir adet ceylan inşat tabelası asılıydı şimdi yok. Başka tabelalar asıldı oralara. Muhtemel gelecek on yılda Aydın Doğan’da Cem Uzan durumuna düşecek, onun yerine yeni gelen iktidarların basın ateşeleri yer alacaklar. Kimi gazeteciler kalacak, onlar kim gelirse gelsin yalayacak bir kıç mutlaka bulurlar. Milyon dolarlarla transfer edilip, bir eli yağda bir eli balda sözüm ona aydınlar oldukça, bu halk daha Ahmet Çakar’ın kalçasında sarı lacivertin nasıl duracağını merak etmeye devam edecektir. Daha geçtiğimiz hafta kendi ağzıyla söyledi, Güneri Civaoğlu ofisinde çalışacak kızların önceliklerini belirlerken, ayak bileklerinin ince olmasına dikkat ettiğini açıklıyordu. Benim zavallı milletim son 20 yıldır Güneri Civaoğlu ne derse “adam doğru söylüyor” diyordu… Sahi türkiyenin en seçkin mezarlıkları arsında yer alan Zincirlikuyu mezarlığında neden hiç şehit mezarı yok araştırdınız mı?
Murat DEMİRCİ |
|
|